{"id":340,"date":"2014-04-21T16:10:24","date_gmt":"2014-04-21T16:10:24","guid":{"rendered":"http:\/\/sadievrenseker.com\/wp\/?p=340"},"modified":"2014-04-21T16:12:35","modified_gmt":"2014-04-21T16:12:35","slug":"saatleri-ayarlama-enstitusu","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/sadievrenseker.com\/?p=340","title":{"rendered":"Saatleri Ayarlama Enstit\u00fcs\u00fc"},"content":{"rendered":"<p><strong>Saatleri Ayarlama Enstit\u00fcs\u00fc, Ahmet Hamdi Tanp\u0131nar<\/strong><\/p>\n<p>Kitap k\u00fclt\u00fcrel, dini, psikolojik ve sosyal pek \u00e7ok konunun kritik edildi\u011fi tam bir sosyal bilim fak\u00fcltesi gibi. T\u00fcrkiyeyi \u00f6zellikle de yak\u0131n T\u00fcrkiye tarihini ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki b\u00fcrokrasiyi, toplum alg\u0131s\u0131n\u0131 ve insan ili\u015fkilerini anlamak isteyenler i\u00e7in paha bi\u00e7ilmez bir kaynak kitapt\u0131r.<\/p>\n<p style=\"float: left; clear: left; padding: 1em;\"><a href=\"http:\/\/sadievrenseker.com\/wp-content\/uploads\/2014\/04\/saatleriayarlamaenstitusu.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignnone size-full wp-image-342\" src=\"http:\/\/sadievrenseker.com\/wp-content\/uploads\/2014\/04\/saatleriayarlamaenstitusu.png\" alt=\"saatleriayarlamaenstitusu\" width=\"280\" height=\"400\" srcset=\"https:\/\/sadievrenseker.com\/wp-content\/uploads\/2014\/04\/saatleriayarlamaenstitusu.png 280w, https:\/\/sadievrenseker.com\/wp-content\/uploads\/2014\/04\/saatleriayarlamaenstitusu-210x300.png 210w\" sizes=\"auto, (max-width: 280px) 100vw, 280px\" \/><\/a><\/p>\n<p>kitaptaki bir ka\u00e7 konu ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve i\u015fleni\u015f \u015feklin\u0131 a\u015fa\u011f\u0131da \u00f6zetlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m.<br \/>\n<strong>1. H\u00fcrriyet.<\/strong><br \/>\n\u2018Bu kelimeyi bug\u00fcn sadece siyasi manas\u0131nda kullan\u0131yoruz. Ne yaz\u0131k! Onu politikaya mahsus bir\u015fey addedenler korkar\u0131m ki, hi\u00e7bir zaman manas\u0131n\u0131 anlamayacaklard\u0131r. Politikadaki h\u00fcrriyet, bir y\u0131\u011f\u0131n h\u00fcrriyetsizli\u011fin anahtar\u0131 vey ard\u0131na kadar a\u00e7\u0131k duran kap\u0131s\u0131d\u0131r. Me\u011fer ki d\u00fcnyan\u0131n en k\u0131t nimeti olsun; ve bir tek insan onunla \u015f\u00f6yl eiyice karn\u0131n\u0131 doyurmak istedi mi etraf\u0131ndakiler mutlak surette a\u00e7 kals\u0131nlar. Ben bu kadar kendi z\u0131dd\u0131 ile beraber gelen ve z\u0131tlar\u0131n\u0131n alt\u0131nda kaybolan nesne g\u00f6remedim. K\u0131sa \u00f6mr\u00fcmde yeni dekiz defa memleketimize geldi\u011fini i\u015fttim. Evet, bir kere bile kimse bana gitti\u011fini s\u00f6ylemedi\u011fi halde, yedi sekiz defa geldi ve o geldi diye biz sevincimizden davul zurna, sokaklara f\u0131rlad\u0131k.\u2019\u2026\u2019 nihayet \u015fu kanaata vard\u0131m ki, ona hi\u00e7 kimsenin ihtiyac\u0131 yoktur. H\u00fcrriyet a\u015fk\u0131, bir nevi snobizmden ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildir. Hakikaten muhta\u00e7 olsayd\u0131k, hakikaten sevseydik o s\u0131k s\u0131k geli\u015filerinden birinde adamak\u0131ll\u0131 yakalar, bir daha g\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fcn \u00f6n\u00fcnden, dizimizin dibinden ay\u0131rmazd\u0131k.\u2019<br \/>\n<strong>2. Zaman ve Saatler<\/strong><br \/>\n\u2018Beni adam eden saatlerdir\u2019<br \/>\n\u2018s\u0131k s\u0131k, Cenab-\u0131 Hak insan\u0131 kendi sureti \u00fczerine yaratt\u0131, insan da saati kendine benzer incat etti derdi\u2019<br \/>\n\u2018saatin kendisi mekan, y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fc zaman, ayar\u0131 da insand\u0131r. Bu da g\u00f6sterir ki zaman ve mekan insanla mevcuttur.\u2019<br \/>\n\u2018Maden, kendili\u011finden ayar\u0131 kabul etmez. \u0130nsan da b\u00f6yledir. Salah iyilik, Hakk\u0131n bize lutufla bak\u0131\u015f\u0131 sayesinde olur. Saat de b\u00f6yledir.\u2019<br \/>\nYine zamana sahip \u00e7\u0131kman\u0131n \u00f6nemi i\u00e7in \u2018 al bakay\u0131m \u015funu, hele bir zaman\u0131na sahip ol, ondan sonra Allah kerimdir\u2019<br \/>\nYine kitaptaki \u00f6nemli vurgulardan birisi, felsefe kavram\u0131 \u00fczerine. Yukar\u0131da ge\u00e7en kavramlar\u0131 \u2018ger\u00e7ek felsefe\u2019 olarak adland\u0131rmas\u0131 (s.34) g\u00f6stermektedir ki yazar\u0131n alg\u0131s\u0131nda ger\u00e7ek ve ger\u00e7ek olmayan felsefe bulunmaktad\u0131r.<br \/>\n\u2018Ayar saniyelerin pe\u015finden ko\u015fmakt\u0131r\u2019<br \/>\n<strong>3. Reasoning vs Intellect (\u00c7\u0131kar\u0131msama ve Zeka veya daha g\u00fczel kelimelerle muhakeme ile akl\u0131n mukayesesi)<\/strong><br \/>\n(s.44) \u2018Hakikatte b\u00fct\u00fcn bu insanlar hakikat denen duvar\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7mek i\u00e7in birer delik bulmu\u015f ya\u015f\u0131yorlard\u0131.\u2019 \u2026 \u2018inanmaktan daha m\u00fchim bir \u015feyle hareket ediyorlard\u0131.\u2019\u2026\u2019Onlar i\u00e7in imkan denen \u015feyin hududu yoktu. Her\u015feyin m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu bir alemleri vard\u0131. E\u015fya, madde, insan, her \u015fey bu hudutsuz imkan\u0131n e\u015fi\u011finde, her an kendini de\u011fi\u015ftirecek muceizeli kelimeyi, form\u00fcl\u00fc, duay\u0131, yahut ameliyeyi bekliyordu. Evet onlar\u0131n g\u00f6rd\u00fckleri, elleriyle yoklad\u0131klar\u0131, duyular\u0131na cevap veren \u015feylere herkes gibi innammaktan ba\u015fka hi\u00e7bir g\u00fcnahlar\u0131 yoktu.\u2019<br \/>\n\u2018akl\u0131 ortadan kald\u0131rmadan hakikate ermenin imkans\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 her zaman s\u00f6yler, \u00e7ok defa yar\u0131 mastor gezerdi. B\u00f6yle anlar\u0131nda durmadan perdenin \u00f6b\u00fcr taraf\u0131ndan bahseder, g\u00f6r\u00fcnenin \u00f6tesinde insan\u0131 bekleyen lezzetleri anlata anlata bitiremezdi.\u2019<br \/>\n<strong>4. Modernizim ele\u015ftirisi<\/strong><br \/>\n(s. 58)Modern hayat, \u00f6l\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcncesinden uzak ya\u015famay\u0131 emreder\u2019<br \/>\n\u2018Hem ne oluyor kuzum, kendi hayat\u0131m\u0131z\u0131 m\u0131 ya\u015fayaca\u011f\u0131z. Yoksa \u00f6l\u00fcleri mi bekleyece\u011fiz?\u2019<br \/>\n(S.259)Zannederim ki hep satte kal\u0131yor onun arkas\u0131ndaki \u015feyleri ihmal ediyorsunuz. Saat bir vas\u0131ta, bir alettir. Tabii muhim bir alettir. Terakki saatin tekam\u00fcl\u00fcyle ba\u015flar. \u0130nsanlar saatlerini ceplerinde gezdirdikleri, onu g\u00fcne\u015ften ayr\u0131d\u0131klar\u0131 zaman medeniyet en b\u00fcy\u00fck ad\u0131m\u0131n\u0131 att\u0131. Tabiattan koptu. M\u00fcstakil bir zaman\u0131 sayma\u011fa ba\u015flad\u0131. Fakat bu kadar\u0131 kafi de\u011fil. Saat zamand\u0131r, bunu d\u00fc\u015f\u00fcnmemiz laz\u0131m\u2019<br \/>\n<strong>5. Toplum s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131<\/strong><br \/>\n(s.137)Onlar Nizam\u0131alemcilerdi. D\u00fcnyay\u0131 d\u00fczeltmek zahmetini \u00fcstlerine alan bu aristokratlar\u0131n alt\u0131nda daha geni\u015f bir tabakaya \u2018Esafil-i \u015fark\u2019 ad\u0131 verilmi\u015fti. Onlar k\u00fclt\u00fcrden, medeniyetten bu kahvedeki m\u00fcterek hayata yarayacak kadar\u0131n\u0131 almakla yetinen g\u00fcnl\u00fck hazlar\u0131n ve ge\u00e7im s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131n veya \u00e7aresizliklerinin d\u0131\u015f\u0131nda yaln\u0131zca komi\u011fin, aksayan\u0131n \u00fczerinde zarars\u0131zca durmakle yetinenelrdi. Nihyaet \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir tabaka, \u015ei\u015f Taifesi gelirdi. \u015ei\u015f, hi\u00e7bir inceli\u011fi olmayan \u015fehier hayat\u0131na intibak etmemi\u015f, yahut kaba insiyaklar\u0131n\u0131 yenememi\u015f insanlard\u0131. \u015ei\u015f Taifesin\u2019nden bir insan kavga edebilirdi, bir Esafil-i Lark veya Zimac\u0131 ancak \u015ei\u015f\u2019li\u011fi tutarsa kavga ederi. Binaenaleyh, \u015ei\u015f\u2019lik biraz da iptidailik manas\u0131na geliyrodu. Ve yaln\u0131z bu taife, belki de kalabal\u0131k oldu\u011fu i\u00e7in Yar\u0131m \u015ei\u015f diye kendi i\u00e7inde de ayr\u0131ca s\u0131n\u0131flan\u0131rd\u0131.<br \/>\n(s.215) Kainat lahana gibi, yaprak yaprak, kat kat.<br \/>\n<strong>6. Celtic Para Bas\u0131m\u0131<\/strong><br \/>\n(s.226) Evet, amma, tabii onlar da nazarde\u011fmesin, kem g\u00f6zden korusun diye bir \u015feyler tak\u0131n\u0131yorlard\u0131. Hristiyan devletlerinde verilmesi adet olan ve sonralar\u0131 bize de ge\u00e7en ni\u015fanlar\u0131 hakikatte okunmu\u015f, \u00fcflenmi\u015f t\u0131ls\u0131mlar oldu\u011funu Seyyit L\u00fctfullah\u2019tah i\u015fitmi\u015ftim. Ben onlar\u0131 kastediyordum\u2026\u2019<br \/>\n<strong>7. Sosyal problemlere say\u0131sal \u00e7\u00f6z\u00fcmler<\/strong><br \/>\n(s. 233)Newton ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015fen elmay\u0131, elma olmak haysiyetiyle m\u00fctalaa etseydi belki \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f diye atabilirdi. Fakat o b\u00f6yle yapmad\u0131. \u015eu elmadan nas\u0131l istifade edebilrim? diye kendine sordu. Azami istifadem ne olabilir? dedi. Siz de \u00f6yle yap\u0131n! Bald\u0131z\u0131m musikeden ba\u015fka bir\u015feyde muvaffak olmak istemiyor. O halde elimde iki rakam var. Bald\u0131z\u0131m ve musiki. Birncisini de\u011fi\u015ftremeyece\u011fime g\u00f6re, ister istemez ikincisi hakk\u0131nda fikirlerim de\u011fi\u015fecek. Blad\u0131z\u0131ma hangi musiki uyar? B\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn! Sonuna kadar bu \u00e7\u0131kmazda m\u0131 kalacaks\u0131n\u0131z? Elbette ki hay\u0131r\u2026\u2019<br \/>\n<strong>8. Memurluk ve atamalar<\/strong><br \/>\nKitab\u0131n a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 yar\u0131s\u0131ndan sonraki k\u0131sm\u0131 tam bir devlet ele\u015ftirisine d\u00f6n\u00fc\u015fmekte. Osmanl\u0131dan ba\u015flayan devlet, devletin alg\u0131 y\u00f6netimi, memurluk ve b\u00fcrokrasi \u00fczerine yaz\u0131lm\u0131\u015f bir ele\u015ftiri niteli\u011finde.<br \/>\n(s.251) Biz bu meseleyi halletik. M\u00fcessesmize tam referans\u0131 olmayan, iyi tna\u0131mad\u0131\u011f\u0131m\u0131z kimse giremez. Bunun i\u00e7in de prensipimiz gayet sa\u011flam. Memurlar\u0131m\u0131z\u0131n yar\u0131s\u0131, kendi akraba ve yak\u0131nlar\u0131m\u0131z olacak. Yar\u0131s\u0131 dad\u0131\u015far\u0131dan g\u00fcvendi\u011fimiz y\u00fcksek insanlar\u0131n tavsiyelileri. B\u00f6ylelikle her nevi dedikoduyu \u00f6nlemi\u015f olaca\u011f\u0131z. HErkes kefaleti umumiye alt\u0131nda \u00e7al\u0131acak. \u2018<br \/>\n(S.256)i\u015flerinden ba\u015fka i\u015fleri olmayanlar\u2026 Yani demek istiyroum ki, kendilerine g\u00f6sterilen i\u015flerden ba\u015fka i\u015fi olmayanlar\u2026 Yani bt\u00fcn zamanlar\u0131n\u0131 yaln\u0131z ona verenler. Mesela okur yazar, yahut musiki seven kad\u0131n i\u00e7in ev i\u015fi \u00e7ar\u00e7abuk bitirlmesi gereken \u015feydir. \u00c7\u00fcn\u00f6\u00fc ba\u015fka i\u015f yapacakt\u0131r. O halde zaman onun i\u00e7in k\u0131ymetlidir. D\u0131\u015far\u0131da \u00e7al\u0131\u015fan ev kad\u0131n\u0131 da b\u00f6yle. D\u00fcnelik\u00e7i hizmet\u00e7iler de, fakat \u00f6tekilerde saat mefhumu azal\u0131r\u2026<br \/>\nYine memur al\u0131mlar\u0131 ile ilgili ibret verici bir diyalog:<br \/>\n(s. 332) i\u00e7lerinden tecr\u00fcbelileri se\u00e7sek.. Mesela muayyen bir meslekte az \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f olanlar\u0131\u2026<br \/>\nAsla\u2026 Siz tecr\u00fcbe kelimesinin hakiki manas\u0131n\u0131 bilmiyorsunuz. Tecr\u00fcbe sahibi demek, y\u0131prat\u0131lm\u0131\u015f olmak, muayyen hudutta ve muayyen fikirlerde donmu\u015f olmak demektir. Bu cins insanlardan bize hi\u00e7bir zaman hay\u0131r gelmez.<br \/>\n\u2026 O halde, dedim, tecr\u00fcbesizleri se\u00e7elim<br \/>\n\u2026 \u0130\u015fsizli\u011fin tecr\u00fcbesini yapm\u0131\u015f olurlar ki, daha g\u00fc\u00e7t\u00fcr. \u0130daresi hakikaten g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Olmaz.<\/p>\n<p><strong>9. Toplumdaki alt\u0131 ve inan\u00e7<\/strong><br \/>\nYazar, asl\u0131nda hi\u00e7 var olmayan Ahmet Zamani Efendi uydurmas\u0131na insanlar\u0131n nas\u0131l inand\u0131\u011f\u0131n\u0131, hatta onun hayat\u0131n\u0131 anlatan kitab\u0131n yaz\u0131lmas\u0131n\u0131, toplumun bu kitaba nas\u0131l ihtiyac\u0131 oldu\u011f, olmayan bu insanla akrabal\u0131k ba\u011f\u0131 iddia edenleri a\u015fa\u011f\u0131daki sat\u0131rlarda anlatm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n(s.280)Ahmet Zamani Efendi isminde hi\u00e7bir insan tan\u0131mam\u0131\u015ft\u0131m. Hatta ad\u0131n\u0131 ilk defa i\u015fitiyordum. \u2018Ah Yarabbim, ekemek param\u0131 ni\u00e7in bana do\u011frudan do\u011fruya vermedin de beni ba\u015fkalar\u0131n\u0131n uydurdu\u011fu bir yalan yapt\u0131n\u2019\u2019<br \/>\n(s.297)Tarih g\u00fcn\u00fcn emrindedir. Ben sana y\u00fcz meselede y\u00fczlerce ka\u00fc\u0131t g\u00f6steririm ki yaland\u0131r, bundan ne \u00e7\u0131kar? Mevcut olmasa ad\u0131n\u0131 bilemezdiniz, ondan konu\u015fmazd\u0131n\u0131z.. B\u00fct\u00fcn mesele \u015furadan geliyor: Kendinizi zaman\u0131n\u0131zdan \u00fcst\u00fcn g\u00f6r\u00fcyorsunuz.. Entellekt\u00fcel gururu. Ben b\u00fct\u00fcn hakikatleri bilirim, demek isityorsunuz! Hay\u0131r azizim, \u00f6yle bir\u015fey olamaz. Bir insan b\u00fct\u00fcn hakikatleri bilemez, bilemez\u2026<br \/>\n(s.314)Ahmet Zamani Efendi bizim asr\u0131m\u0131z\u0131n bir ihtiyac\u0131d\u0131r. Bu itiyac\u0131 on yedinci ar\u0131n sonunda tatmin ediyor, i\u015fte bu kadar.. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu fikir ya\u015fanan iki b\u00fcy\u00fck realiteye dayan\u0131yordu, halan\u0131ze ve size. Siz kabul ediltikden sonra mesela ba\u015ftan halledilmi\u015fti. Bu kadar sevilen iki \u015fahsiyet tarihin en uzak zaman\u0131na g\u00f6t\u00fcrmekten tabii ne olabilir? Amma yermi sene evvel halan\u0131z bunu yapsayd\u0131, herkes ay\u0131plard\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc ne siz on sene evvel bug\u00fcnk\u00fc sizdiniz ne de Zerife Han\u0131m bug\u00fcnk\u00fc Zarife Han\u0131m\u2019d\u0131.<\/p>\n<p><strong>10. D\u00fcnya ve d\u00fcnyaya ba\u011fl\u0131l\u0131k<\/strong><br \/>\nAma bu i\u015f pazarl\u0131\u011fa gelmez. Bu masada biri de bini de kazanan hep ayn\u0131 \u015feylerin \u00fczerinde ve sonuna kadar kaybetmek \u00fczere oynar. Kazan\u00e7 belki tesad\u00fcf olabilir fakat kaybetti\u011fimiz \u015fey tam ve katidir. Oyuna girdi\u011fimiz anda onu kaybettiniz demektir. Fazilet, pazarl\u0131k g\u00f6t\u00fcr\u00fcr mesele de\u011fildir. Onun i\u00e7indir ki eskiler insan tabiat\u0131n\u0131 oldu\u011fu gibi kabul ederek s\u00f6ze ba\u015flarlard\u0131. \u201cC\u00fcmlenin malumudur ki tabiat\u0131 be\u015feriye\u2026\u201d<\/p>\n<p>\u0130\u015f insan\u0131 temizliyor, g\u011fzelle\u015ftiriyor, kendisi yap\u0131yor, etraf\u0131yla aras\u0131nda bir y\u0131\u011f\u0131n m\u00fcnasebet kuruyordu. Fakat i\u015f ayn\u0131 zamanda insan\u0131 zaptediyordu. Ne kadar abes ve manas\u0131z olursa olsun bir i\u015fin mesuliyetini altan ve benimseyen adam\u0131, ister isetemez onun dairesinden \u00e7\u0131km\u0131yor, onun mahpusu oluyordu. \u0130nsan kaderinin ve tarihin b\u00fcy\u00fck s\u0131rr\u0131 burada idi.<\/p>\n<p><strong>11. Mevsim Sonu<\/strong><\/p>\n<p>Ve her\u015feyin sonu oldu\u011fu gibi saatleri ayarlama enstit\u00fcs\u00fcn\u00fcn de nas\u0131l bitti\u011fini son b\u00f6l\u00fcmde anlatan yazar biti\u015fi, y\u0131k\u0131lmay\u0131, yine ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 yerden yani Halit Ayarc\u0131n\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131 \u00fczerine in\u015fa ediyor. Saat evleri fikri ile yola \u00e7\u0131kan ve bu fikri bir t\u00fcrl\u00fc etraf\u0131na benimsetemeyen Halit Ayarc\u0131&#8217;n\u0131n aldat\u0131lmas\u0131 ve buna inanmas\u0131 neticesinde ayr\u0131lmas\u0131 ve sonras\u0131nda da b\u00fct\u00fcn enstit\u00fcy\u00fc ayakta tutan g\u00fcc\u00fcn yoklu\u011fu ile y\u0131k\u0131lmas\u0131 bir anda ger\u00e7ekle\u015fiyor ve son s\u00f6z :<\/p>\n<p>&#8211;Ben dedi, aldnd\u0131\u011f\u0131m\u0131 anlad\u0131m&#8230;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Saatleri Ayarlama Enstit\u00fcs\u00fc, Ahmet Hamdi Tanp\u0131nar Kitap k\u00fclt\u00fcrel, dini, psikolojik ve sosyal pek \u00e7ok konunun kritik edildi\u011fi tam bir sosyal bilim fak\u00fcltesi gibi. T\u00fcrkiyeyi \u00f6zellikle de yak\u0131n T\u00fcrkiye tarihini ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki b\u00fcrokrasiyi, toplum alg\u0131s\u0131n\u0131 ve insan ili\u015fkilerini anlamak isteyenler i\u00e7in paha bi\u00e7ilmez bir kaynak kitapt\u0131r. kitaptaki bir ka\u00e7 konu ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve i\u015fleni\u015f \u015feklin\u0131 a\u015fa\u011f\u0131da \u00f6zetlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. 1. H\u00fcrriyet. \u2018Bu kelimeyi &hellip; <a href=\"https:\/\/sadievrenseker.com\/?p=340\">Continue Reading <span class=\"meta-nav\">&rarr;<\/span><\/a><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[],"class_list":["post-340","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-uncategorized"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/sadievrenseker.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/340","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/sadievrenseker.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/sadievrenseker.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/sadievrenseker.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/sadievrenseker.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=340"}],"version-history":[{"count":3,"href":"https:\/\/sadievrenseker.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/340\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":345,"href":"https:\/\/sadievrenseker.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/340\/revisions\/345"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/sadievrenseker.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=340"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/sadievrenseker.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=340"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/sadievrenseker.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=340"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}