Kuzey Kore ve HP firmasının raporu

Bu bağlantıda HP firması tarafından kuzey korenin siber savaş gücüne ait rapor bulunuyor. 
Efendim, 3000 kişilik olduğu tahmin edilen siber savaş ordusu aslında 5900 kişiymiş, kendi işletim sistemleri olan red star os (kızıl yıldız işletim sistemi) yazmışlar, 2014 yılında interneti endüstri alanlarına da bağlamışlar, uluslar arası uydu ağı olan inter-sat üyesi olmuşlar, 3g yayınına başlamışlar, teknik eğitimden sorumlu unit 35 varmış, sosyal medya kullanımı yaygın olmadığı için psikolojik operasyonlara açık değilmiş, EMP (elektro manyetik olarak elektronik cihazları kilitleme) yeteneğine 2011 mart ayında ulaşmışlar, 2014 yılında bir droneları güneyde düşmüş (drone yapabiliyorlarmış), vs. vs.
şöyle bir bakınca zaafiyet olarak sayılan herşeyin bizim ülkemizde de olduğunu görmek ne kadar üzücü.
Ayrıca HP gibi bir firma!!! neden bir ülkenin siber savaş gücünü araştırıp rapor hazırlar? Bunu bir ülke için hazırlayan bir amerikan firması varsa, bizim ülkemiz için hangi firmalar neler hazırlamıştır?
http://h30499.www3.hp.com/hpeb/attachments/hpeb/off-by-on-software-security-blog/388/2/HPSR%20SecurityBriefing_Episode16_NorthKorea.pdf

Twitter ve İfade Özgürlüğü

Twitter ince bir delikten geçiyor. Robin Williams’ın düzmece fotoğrafları yüzünden twitterı terk eden kızının hemen ardından Foley’in kafasının kesilme resmi ve Amerikadaki polisin şiddet görüntüleri twitter’ı baya zorladı. Bu yazıda sosyal medya karşılaştırması var ve twitter buradaki tabloya göre herşeye izin veriyor gibi görülüyor. Ancak problem giderek büyüyecek gibi duruyor. Unutmamalı ki her durum ve her zamanda özgürlük, hiçbir zaman için herkese verilemez. Çoğu zaman birilerinin daha özgür olamsı, başka birilerinin özgürlüğünün engellenmesi anlamına gelir. Bu yüzden özgürlük ve haklar çok ince bir dengede bilgece yürütülmesi gereken değerlerdir. Twitter’ın dengesi biraz sarsıldı gibi. Bakalım daha neler olacak:

sosyalmedyakarsilastirmasi

http://online.wsj.com/articles/twitter-is-walking-a-fine-line-confronted-with-grisly-images-1408659519

Amazon ve Twitch

Amazon, Twitch’i satın alıyor (bilmeyenler için not: Twitch oyun videolarını içeren bir youtube benzeri video sitesi) 50bin dolarlık bir çek yazarak venture capitalist olarak ilk desteği 2005 yılında veren yatırımcıdan, değişik aşamalarda destek veren yatırımcılara kadar herkes kazanıyor. toplamda milyar dolarlık bir satış getirisi bekleniyor.
Twitch’in hikayesi de enteresan. İlk çıkışı justin.tv olarak başlayan ve Justin Kan isimli kurucusunun kafasına taktığı bir kamera ile günlük yaşantısını çekip yayınladığı bir site olarak başlayan twitch daha sonra oyun videoları yayınlayarak esas yükselişini yakalıyor ve tam olarak 970 milyon dolara satıldı.
Alana verene hayırlı olsun, darısı bizim ülkemizdeki girişmci ve yatırımcıların başına: http://blogs.wsj.com/digits/2014/08/25/y-combinator-alsop-louie-would-score-big-in-twitch-amazon-deal/

Kill Switch – Kilit Düğmesi

Kaliforniya valisi ”kill switch” ismi verilen teknolojinin eyalette satılan bütün cep telefonlarında bulundurulmasını zorunlu kılan yasayı onayladı. Buna göre bir cep telefonunun çalındığı rapor edildiği zaman, telefon uzaktan kapatılıyor. Kaptılan telefondaki herhangi bir bilgiye erişim kesinlikle mümkün olmuyor ve telefon bir daha kullanılamayacak şekilde kendisini kilitliyor. Bu sayede kişisel bilgilerin korunmasının yanında telefon hırsızlığının önüne de geçilmesi planlanıyor. 

Türkçede henüz karşılığı olmadığı için ben ”kilit düğmesi” diyorum.

http://bits.blogs.nytimes.com/2014/08/25/california-governor-signs-law-requiring-a-kill-switch-on-smartphones/?smid=tw-nytimestech&seid=auto

Şirket Birleşmeleri ve Fastfood Yenilikleri

Tim Horton ile Burger King birleşme kararı aldılar. Kanada’dayken Tim Horton’a gitmiştim, lezzet, kalite, ürün çeşitliliği ve fiyat/performans olarak kesinlikle burger king’ten daha iyi bir zincir. Belki dünya çapındaki 18.000 şube için bir yenilik fırsatı doğar. 

Yenilik (innovation) şekillerinden birisi de şirket birleşmeleri olarak geçiyor. Şayet doğru yönetilirse dünya çapındaki fast food krizini çözme ihtimali var.

Dünyada şu anda fast food zincileri hem ekonomik hem de politik problemler içerisinde. Tabi bir de işin sağlık boyutu var ve giderek obezite karşıtı hareketin güçlenmesi ile değer kaybediyorlar.

Mesela, bir zamanlar sigara yasaklarının artacağının anlaşılması ile sigara firmalarının birer birer satılması gibi fast food firmalarının satılmasını da yakında görebiliriz.

Tablet satışları düşerken PC satışları artıyor

PC satışları artarken tablet satışları düşüşe başladı. Tabletlerin ilk çıktıkları zamanki patlamanın etkisi geçti. En etkin sebebi tabletlerin performans sorunları. Bilgisayarlara hiçbir zaman alternatif olamayacakları kesin ancak insanlar basit işlerini yaparken de sorun yaşamak istemiyor. Yazıda sorunun çözümü olarak Super Tabletler (performans olarak daha güçlü tabletler) gösterilmiş ancak bence çözüm daha hafif ve taşınabilir (hatta belki giyileiblir) laptoplar. Geçenlerde bir yazı gördüm bir bilgisayarın çok nadiren 5 yıldan uzun kullanıldığını yazıyorlardı  ben Mac Book Air kullanıyorum ve 3 yılı geçtim (elbette ikinci bir bilgisayarım hep oldu ama ana bilgisayarım buydu). Demek ki iyi birşey yapınca kullanılıyor.http://techcrunch.com/2014/08/23/why-are-pcs-up-and-tablets-down/?ncid=rss&utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+Techcrunch+%28TechCrunch%29
Why Are PC Sales Up And Tablet Sales Down? | TechCrunch
techcrunch.com
When iPads first came out, they were hailed as the undoing of the PC. Finally, a cheap and reliable computing device for the average user instead of the..

Apple’dan Otoparktaki arabanızı bulan patent

Apple’dan yeni bir patent: Arabanızı park ettiğiniz yeri bulan bir uygulama. Herşeyin akıllanmasının yanında arabalar da akıllanıyor. Park ettiğiniz arabanızın yerini tam bulabilmesiniz için geliştirilen uygulama için çeşitli alternatifler var. (Yerin metrelerce altında ve GPS çekmeyen bir otoparkta da unutabilirsiniz). En öne çıkanı sanırım bluetooth ama o da beliril limitlere sahip. http://techcrunch.com/2014/08/21/apple-patents-a-way-for-your-iphone-to-remember-where-you-parked-your-car/?ncid=rss&utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+Techcrunch+%28TechCrunch%29

Video Konferansta Gerçek Zamanlı Tercüme

Ve sonunda. Microsoft’un Skype uygulaması, dili ve tercüme etmeyi sosyal medyadaki akan yazılardan kendisi öğreniyor. istatistiksel makine tercümesi (SMT) ismi verilen yöntemle, kendisine daha önceden yüklenen web kaynakları ve kitapları hafızasına alıp, n-gram phraseleri çıkararak bunların karşılıklarını öğrenen yöntem daha sonra hiç görmediği cümleleri bile çevirebiliyor. (buraya kadar olan çalışmaya cümlesel (syntactic) SMT ismi veriliyor)

Ancak dil değişen ve kelimelerin anlamları zamanla değişen bir yapıda. Bunun için geliştiriciler facebook, twitter ve kısa mesajları alarak sistemin kendisini eğitmesini sağlıyorlar.

Tabi hemen yeni problemler çıkıyor. Mesela her sosyal ağın kendine göre bir yapısı ve terminolojisi var. burada da yine yeni bir icat olan normalizer devreye giriyor ve sosyal ağların arasındaki farkları normalize ediyor.

Bir sonraki hedef ise skype gibi video konferans yazılımlarının siz konuşurken gerçek zamanlı olarak çeviri yapıp, iki farklı dili konuşan kişinin iletişim kurabilmesi.

Benim aklıma gelmişti

http://spectrum.ieee.org/computing/software/skypes-real-time-translator-learns-how-to-speak-from-social-media